Elit Profesyonel bir sporcuyu ne motive eder?

Elit Profesyonel bir sporcuyu ne motive eder?

Öncelikle Elit Profesyonel Sporcu tanımı çok bilinen bir kavram olmadığı için bir açıklık getirerek yazıma başlayayım. Spor ile uğraşanlar amatör ve profesyonel olarak iki ana gruba ayrılıyor. Herkesin bildiği gibi profesyonel olanlar hayatlarını yaptıkları spordan kazanıyorlar. Elit sporcular ise profesyoneller gurubunda en üst seviyede olanlar. Büyük takımlarda oynayan, ya da bireysel bir spor yapıyorsa kendi alanında en önemli turnuvalarda listenin hep en üstünde olanlar Elit Sporcu olarak adlandırılıyor. Türkiye’deki en çok takip edilen spor dallarında en üst ligde oynayan oyunları Elit olarak nitelendirebiliriz. Bu açıklamadan sonra ana konumuza geçelim.

Sporculara mental performans koçluğu yaptığım için etrafımdakilerin bana genelde sordukları sorulardan bir tanesi şu oluyor; “Bu kadar para alıyorlar hala neden canla başla işlerini yapmak için çaba sarf etmiyorlar?”. Bu soru aslında profesyonel bir sporcunun neden yeterince motive olmadığı ile ilgilidir ve para motivatörler listesinden genelde alt sıralardadır.

Öncelikle motivasyonun tanımına bakalım. Amaca ulaşabilmek için gerekli güç. Temelde motivasyonun 2 kaynağı vardır. Dışsal ve içsel motivatörler. Dışsal motivatörler kişinin motive olmak için ihtiyaç duyduğu ve olup olmaması kendine bağlı olmayan etkenlerdir. Para, takdir, alkış, ceza vb. İçsel motivatörler ise kişinin kendi kendine yarattığı itici güçlerdir. Başarma isteği, ortaya bir sonuç çıkarma vb. İki motivator de farklı durumlarda sonucun elde edilmesi için kullanılabilir fakat yapılan çalışmalar dışsal motivatörlerin uzun vadede etkisini yitirdiğini ve aynı sonucu almak için dozunun artırılması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca dışsal motivatörlerle çıktı sağlamaya alışmış bir kişi bir süre sonra kısa yollar bulmaya, hatta bazen bir an önce ödüle kavuşmak için kural dışı oynamaya başlayabiliyor. İçsel motivatörler ise çok daha uzun süre etkisini gösteriyor ve motivator kişinin herkesin kendi ile ilgili olduğu için kişinin kimseyi kandırmaya çalışmasına gerek olmuyor.

Genel olarak Türkiye futbol dünyasında motivasyon konusu konuşulmaya başlandığında akla direk dışsal motivatörler (prim, kazanılan astronomik rakamlar) gelir ve bunlar sağlanmış olmasına rağmen neden ortada sonuç olmadığı tartışılır. Hatta “Millet asgari maaşla yaşıyor, aldıkları paralardan utanmaları lazım” gibi sözler duyarsınız. Etik açıdan doğru bir bakış açısı olsa da profesyonel sporcunun psikoloji açısında pek işe yaramayan bir yaklaşım bu. Kazandığı o paralar artık profesyonel oyuncu için normal bir hayat standarttı haline gelmiştir ve bundan sonra o paralar ona verilmezse performansı düşmeye başlar, fakat bu ücretleri alıyor olması onu ekstra motive etmeyecektir.

“Peki bu futbolcuları nasıl motive edeceğiz?”. Bu sorunun cevabı içsel motivasyonda saklı. Öncelikle sporcunun kendisine bir başarı hedefi koyuyor olması lazım. Çalıştığım oyunculara sorduğumda kendilerince hedefler söylüyorlar ama aslında bunlar birer iyi niyetli temenniden öteye gitmiyor. “Avrupa’da top oynak istiyorum” bir hedef değil bir temennidir. Koçluk seanslarında öncelikle bu tip temenni cümleleri sporcuların hedef cümlesi haline getirmelerine yardımcı oluyorum. Sonrasında ise kendilerinin belirlediği ve içselleştirdikleri bu hedefi zor günlerde bir yol gösterici olarak kullanmalarını öğretiyorum. Kendilerine bir hedef belirlemiş, beraber çalıştığım sporcuların en zor şartlar altında dahi (dışsal bir motivator de olmadan) sonuca ulaştıklarını birçok kez gözlemledim.
Yazının başlığı “Profesyonel bir sporcuyu ne motive eder?”. Bu sorunun cevabı daha çok para vermekte ya da içi boş gaz konuşmaları yapmakta değil, oyuncuların kendilerine anlamlı birer hedef belirlemelerinde ve mental olarak yaptıkları işe hazırlanmalarında.

“I would be very proud if, one day, I’m held in the same esteem as George Best or Beckham. It’s what I’m working hard towards.” Cristiano Ronaldo

Murat Yerdekalmazer
Kasım 2018

53

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.