Yöneticini Yönet

Yöneticini Yönet

 “İnsanlar işlerini değil, yöneticilerini terk eder” cümlesini özellikle liderlik eğitimi verdiğim sınıflarda çok kullanırım. Bir çalışanın iş yerindeki mutluluğu, performansı ve şirketini nasıl algıladığı birinci derece de bağlı olduğu yöneticisine çok bağlıdır. Şirketlerde bunun farkına vardıklarından beri yöneticilerinin daha iyi birer lider olmaları için, onların gelişimine yatırım yapıyorlar. “Nasıl iyi bir lider olunur?” gibi yöneticiyi ilgilendiren soruların cevaplarını bir çok yerde bulmanız mümkün. Ben bu yazıda madolyonun diğer tarafına bakmak istiyorum, yöneticiye değilde yönetiline.

Çalışan ve yönetici arasındaki ilişkide, güç/otorite/daha fazla sorumluluk sahibi olan kişi yönetici olduğu için doğal olarak bu ilişkinin doğasını tanımlayan kişi yönetici oluyor. Eğer yönetici olumlu bir atmosfer oluşturduysa ve ekip arkadaşlarının performansını arttırmak için elinden geleni yapıyorsa, ona bağlı olan ekip arkadaşlarının memnuniyetini görmek çok zor olmuyor. Ama herkes bu tür bir ortam sağlayan bir yönetici ile çalışma şansını elde edemiyor.

Yaptığım koçluk senaslarında ya da verdiğim eğitimlerde oldukça çok karşılaştığım durum işte tam bu şansız kitle ile ilgili. O ya da bu sebepten ekibini pek önemsemeyen, onların motivasyonunu arttırmak için çok fazla bir şey yapmayan yöneticilerle çalışan bu şansız kitle devamlı olarak bağlı oldukları yöneticinin aslında ne kadar yetersiz ve kötü bir yönetici olduğunu anlatıp dururlar. Açıkcası ben bu tür serzenişleri duyduğumda profesyonel hayatımda karşılaştığım kötü yöneticilik örneklerini düşünerek durumu aktaran kişi için empati yapmadan duramıyorum. Anlatan kişi dinledikten sonra empati kısmını bir kenara koyup ona yardımcı olmak için bir koçluk sorusu sorarım: “Peki sen yöneticini yönetmek için ne yapıyorsun?”. Bir iki saniyelik şaşkınlık ve suskunluktan sonra ateşli bir şekilde cevap gelir: “Yönetici olan o, ben onu nasıl ve neden yöneteyim ki? İşini düzgün yapsa bunlar sorun olmayacak”.

Yönetilen çok haklı olarak bu ilişkide güçlü olan tarafın görevini iyi yapmasını bekliyor fakat hayatta her zaman haklı olmak işe yaramıyor ne yazık ki. Bu durumda şirketinizi ya da mümkünse ekibinizi değiştirme hakkınızı kullanabilirsiniz. Ama eğer işinizden, şirketinizden, pozisyonunuzdan memnunsanız ne yapacaksınız. Yapmanız gereken tek şey Yöneticinizi Yönetmek. Aslına bakarsanız ilişkinizi yönetmeyi öğrenmeniz gerekiyor. Yaşanan sorunun temelinde neler olduğunu anlamaya çalışın ve bu sorunu nasıl ortadan kaldırabileceğinize odaklanın.

Muhtemelen Ne yapmanız gerektiğini biliyorsunuz fakat Nasıl yapacağınızı bilmediğiniz için bu yazıyı okuyorsunuz. Size yardımcı olabilecek bir kaç ipucu vereyim. Öncelikle kurumsal şirketlerde bir çok kez eğitimini aldığınız kişilik profilleri konusunu hatırlayın. Sizin kişilik profiliniz nedir? Sarı, Yeşil, Panter, Baykuş vb. Peki yöneticinizin kişilik profili nedir? Yöneticiniz ile iletişim kurarken onun profiline ne kadar uygun davranıyorsunuz? O dışa dönük ve görev odaklı bir profil olarak muhtemelen sadece sonuçlarla ilgilenecektir. Eğer siz ona o sonuca giden süreci anlatmaya çalışıyorsanız sıkılacak ve sözünüzü kesip biraz da yüksek bir perdeden “Bunlar beni ilgilendirmiyor, ne zaman bitecek bana onu söyle?” diye çıkışacaktır. Eğer kişilik profillerini bilmiyorsanız bir an önce öğrenmekte fayda var, çok işinize yarayacaktır.

Diğer bir konuda yöneticinize anlatmaya çalıştığınız konu onun için ne kadar önemli? Ya da şöyle sorayım: Yöneticinizin iş listesinde en üstteki ilk 3 iş nedir? “Kendisi söylemeden bunu nerden bilebilirim?” diyorsanız toplantılarda konuştuklarına, size ve ekip arkadaşlarınıza sorduğu sorulara dikkat etmeniz gerekiyor. İş listesindeki en ööenmli ilk 3 işi sizinle direk paylaşmayabilir ama biraz dikkat ederseniz bunların neler olduğunu öğrenmeniz oldukça kolaydır. Bunları öğrendikten sonra kendisi ile konuşurken konuya onun listesindeki önemli konulardan başlayın, sizi ne kadar dikkatli dinlediğini göreceksiniz.

Bu iki yöntem hemen aklıma gelen ve sizlerle paylaşmak istediklerim. Bunlar dışında da bir çok yöntem olabilir. Bir profesyonel çalışan olarak hiç bir zaman aklınızdan çıkarmamanız gereken şu olmalı, iş hayatında mutlu ve başarılı olabilmek için Yöneticinizi Yönetmeyi öğrenmeniz gerekiyor.

Coming together is the beginning. Keeping together is progress. Working together is success.” Henry Ford

Murat Yerdekalmazer
Ekim 2018

69

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.