Bir soru soracağım: mutluluğunuzu tarif etmenizi istesem, cevabınız kaç saniye sürer?

Bu bölümde konuğum içerik üreticisi Müfit Can Saçıntı'ydı, "Mandıra Filozofu" olarak tanıdığınız. Onunla mutluluk üstüne uzun bir sohbet ettik, kendisi paranın ve eğitim gibi göstergelerin her şeyi ölçmeye çalışmanın yanlış bir ölçü birimi seçmek olduğunu, gerçek mutluluğun çoğunlukla bedava şeylerde, çocukluk anılarında, deneyimde gizli olduğunu savundu. Ben de bu tartışmaya kendi elimdeki veriyle katıldım, çünkü mutluluk konuşulunca herkes hemen kendi öznel deneyiminden konuşuyor, ben ölçülebilen tarafına bakmayı seviyorum.

Mutluluk gerçekten ölçülebiliyor mu

World Happiness Report diye 2012'den beri yayınlanan bir rapor var. Üç değişkene bakıyorlar: hayatınızı sıfırdan on'a nasıl değerlendirdiğiniz, yaşadığınız olumlu duygular, yaşadığınız olumsuz duygular. Bu rapora göre en mutlu ülke sürekli Finlandiya çıkıyor, arkasından Danimarka, İzlanda, İsviçre geliyor. Türkiye 146 ülke arasında 112'nci sırada, üstümüzde Gana, altımızda Burkina Faso var. Çok mutlu bir ülke olmadığımız açık.

İlginç olan şu, bu Kuzey ülkelerinin kişi başına geliri Amerika kadar yüksek değil. Yani en yüksek gelir en yüksek mutluluğu getirmiyor. Finlandiya'da mesai saatinden sonra çalışmaya devam ederseniz, yöneticiniz size "bir sorun mu var, yoksa sana fazla mı iş verdik" diye soruyor. Orada bir denge arayışı var, para ve başarı üzerinden değil, ilişkiler üzerinden kurulan bir mutluluk tanımı.

Para mutluluk getiriyor mu

Bir araştırma, paranın getirdiği mutluluğun çabucak bittiğini, bir deneyimin getirdiği mutluluğun ise daha uzun sürdüğünü, hatta zamanla arttığını gösteriyor. Yani bir şey satın almak size anlık bir haz veriyor ama bir yolculuk, bir anı, hafızanızda büyüyerek kalıyor.

Harvard Üniversitesi'nin 75 yıl süren, 1400 kişi üzerinde yaptığı bir mutluluk araştırması var. Sonuç şu, ne kadar mülkiyetiniz, serveti olursa olsun, mutlu olmanın anahtarı ilişkileriniz. Yalnız Yunus Emre yedi yüz elli yıl önce zaten "sevelim sevilelim" demişti.

Üç somut şey

Pozitif psikoloji araştırmalarında öne çıkan üç madde var, kendi isteğinizle uygulayabileceğiniz. Birincisi, hayatınızda anlamlı bir şey yapıyor olmak, neden var olduğunuzun cevabını bulmuş olmak. İkincisi, şükrediyor olmak, bu dini bir şükür olmak zorunda değil, sağlıklı olduğunuza, sevdiklerinizle beraber olduğunuza şükretmek bile yeterli. Üçüncüsü, yardım ediyor olmak, çünkü yardım etmek insana kendinden daha büyük bir şeye ait olduğu hissini veriyor, maddi olması da şart değil, bilginizi paylaşmak da bir yardım.

Bir araştırmada öğrencilerden her pazar akşamı, o hafta şükretmeleri gereken beş şeyi yazmaları istenmiş. Basit ama işe yarıyor.

Reçete

Kendi mutluluk tarifinizi kendiniz yapın, başkasının tarifiyle mutlu olamazsınız. Bu hafta üç şeyi deneyin: bir gün, o gün şükrettiğiniz beş şeyi yazın. Bir kişiye karşılık beklemeden yardım edin, maddi olması şart değil. Ve bir şey satın almak yerine bir deneyim yaşamayı seçin, mutluluğu daha uzun sürüyor.

Siz mutluluğunuzu neyle tarif ederdiniz, param varsa mutluyum mu derdiniz, yoksa başka bir cümle mi kurardınız?