Bir soru soracağım: siz kaç ayda bir iş görüşmesi yapıyorsunuz? Hiç mi, yoksa düzenli mi?

İş bulmaya ihtiyaç duyduğunuz an başlatacağınız bir süreç değil bu aslında, çok daha öncesinde başlaması gerekiyor. Yılda en az iki üç kere iş görüşmesi yapmanızı öneririm, sadece pazardaki değerinizi anlamak için. Eğer çalıştığınız yerde iki üç ayda bir görüşme yapıyorsanız o başka bir konu, dikkatli hareket etmek lazım. Ama yılda birkaç kere piyasayı yoklamak sizi hem hazır tutar hem de başkaları hakkında bilgi edinmenizi sağlar.

Herkes aynı özgeçmişi yolluyor

En çok duyduğum şikayetlerden biri şu, "hiçbir yerde tanıdığımız yok, ondan iş bulamıyoruz." Aslında büyük şirketlerde işe alımların çoğu tesadüfen oluyor, tanıdık vasıtasıyla değil. Peki sizi diğerlerinden ayırt eden ne? Önce mail. Şöyle bir hata yapılıyor genelde, "ben sizi çok seviyorum, çayınızı getirir götürürüm" gibi bir üslup. Kimsenin çay getirip götürecek bir insana ihtiyacı yok. Sorulması gereken soru şu, sen bana ne katabilirsin?

Herkes aynı CV'yi, aynı mail metnini her şirkete yolluyor. Oysa hangi işi yapmak istediğinizi, kendinizi nerede geliştirmek istediğinizi yazmakta fayda var. Bir de motivasyonunuzu göstermeniz lazım, orada çalışmakla ilgili gerçekten istekli olduğunuzu.

STAR yöntemi ve boş laflardan kaçınmak

"Ben çok iyi takım çalışması yaparım, uygun biriyim" gibi laflar boş kalıyor. Bunun yerine somut bir durum anlatın: durum neydi, sen ne yaptın, sonuç ne oldu. Görüşmeden önce birkaç tane böyle örnek hazırlayıp, size sorulan soruya göre hangisini anlatacağınızı bilmeniz gerekiyor.

Bazı şirketler ilginç sorular sorar, "neden bütün rögar kapakları yuvarlaktır" gibi. Sorunun doğru cevabı değil, hangi düşünce sistematiğini takip ettiğiniz önemli. Google'ın bir sorusu da şuydu, "gökdelenlerin camını ne kadara temizlersiniz?" Cevaplardan biri şu, "camına yirmi dolar alırım ve bir daha ömür boyu çalışmam." En azından bir algoritması var.

Ehliyet ile yetkinlik aynı şey değil

Ehliyet, bir işi yapmak için gerekli teknik bilgi birikimidir, öğrenmesi görece kolaydır. Yetkinlik başka bir şey, analitik düşünme, inisiyatif alabilme, müşteri odaklı olabilme, liderlik yapabilme gibi. Şu anda iş dünyasında kullanılan yetmiş küsur yetkinlik var. Kendinize sormanız gereken soru şu, ben ne iş yapmak istiyorum, bunun için hangi yeterlilikler ve yetkinlikler gerekiyor?

Artık dünya, tek bir konuda derinlemesine uzmanlaşmış "expert"lerle her şeyden anlayan "generalist"lerin birleşimini istiyor. Bir drone'u kullanmayı öğrenip, bir de kamerayı iyi kullanmayı öğrenip, ikisini birleştiren insan kazanıyor. Yabancı şirketlerin görüşmede sorduğu ilk soru artık şu, "en son ne zaman bir şey öğrendin ve bunu nasıl öğrendin?"

Maaş pazarlığı

Yeterince görüşme yaptıysanız piyasadaki değerinizi biliyorsunuzdur. Düşündüğünüzün yüzde otuz üstünde bir rakam söyleyebilirsiniz, fazla maaş istediği için birine teklif verilmediğini hiç görmedim. Eğer bir pozisyon 2500 ile 5000 arası açıldıysa, siz 15 bin isteyemezsiniz, ama görüşme iyi gittiyse zorlayabilirsiniz. Karşı taraf "6000 veremeyiz ama 4500 verebiliriz" derse, orada üst limiti öğrenmiş olursunuz, sonra telefon, özel sağlık sigortası gibi başka kalemleri zorlarsınız. Brüt-net farkını da mutlaka sorun, brüt 5000 demek yılda net 45 bin civarı demek, ikramiye ve paket ayrı konuşulması gereken şeyler.

Reçete

Hedefli gidin. Çalışmak istediğiniz şirketi, hatta çalışmak istediğiniz yöneticiyi araştırın. Onun bir konferansı varsa gidip dinleyin, anlamlı bir şey söyleyip dikkatini çekin. Üç ayda bir görüşme yaparak piyasa değerinizi bilin, headhunterlarla ilişki kurun, bir B planınız her zaman olsun. Ve hiçbir yerden kötü ayrılmayın.

Siz en son ne zaman piyasaya çıkıp kendi değerinizi test ettiniz?