Yazılar
Junior Yazılımcının Gelişimi Kimin Sorumluluğu? Cevap Sandığınız Gibi Değil
Bu soruyu ikiye ayırmaya gerek yok aslında: junior bir yazılımcının gelişiminde hem şirketin hem çalışanın payı var. Kişinin kendi hayatından sorumlu olduğunu düşünen biriyim, o yüzden ilk önce kendisine sorarım: kendini geliştirmek için ne yaptın? Girmek istediğin firma hangi yazılım dilini kullanıyor, biliyor musun? "İnternetten baktım ama uygulayacak yer bulamadım" bahanesi artık geçerli değil, bu devirde aradığınız herhangi bir konuda birkaç dakikada en derin bilgiye ulaşabiliyorsunuz. Bir iş görüşmesinde neleri araştırdığını anlatabilmek bile sizi diğer adaylardan ayrıştırır.
Ama ağırlık şirkette
Bununla birlikte, gençlere yatırım yapmak asıl şirketin işi. Yirmili yaşlarının başında birini işe alıyorsanız, öğrenmesi gereken çok şey var demektir, buna daha çok kaynak ayırmanız gerekiyor. Bunu sistematik yapabilen firma sayısı az, özellikle yazılım sektöründe biraz el yordamıyla ilerliyor. Bir de şunu düşünün: eğer şirket bu yatırımı yapmazsa ne olacak? İyi yetişmiş genç, iş bulamayacak ya da altı ay sonra öğrendiğiyle başka bir yere gidecek. Mantıklı olan zaten bunu yapmak.
Öğrenme alanı ile performans alanı ayrı evreler değil
Genelde şöyle işliyor: arkadaş işe geliyor, altı ay bir şeyler yükleniyor, sonra devamlı performans alanında çalışması bekleniyor, sanki bunlar arka arkaya gelen evrelermiş gibi. Oysa maharet bu ikisinin arasında devamlı dönüyor olmak. Dünya Kupası'nda Gana Milli Takımı'nın her yarı arasında soyunma odasına gitmeden önce sahanın ortasında toplanıp 5 dakika kendi aralarında "ne öğrendik" diye değerlendirme yaptığı bir görüntü çok hoşuma gitmişti. Performansın tam ortasındayken bile durup öğreniyorlar. Beyoncé de her konserinden sonra otele gidip o akşamki performansının kaydını izleyip kendisi ve ekibi için notlar alıyormuş, ekip de her sabah o notların bir sonraki konserde uygulanmasını bekliyormuş. Öğrenme ve performans alanını birbirinden ayırmamak gerekiyor, sadece doğru araçları kullanmayı bilmek lazım.
En önemlisi geri bildirim
Senior arkadaşlara öncelikle geri bildirim vermeyi öğretin, bunu bilmiyorlar. Bu sadece yazılımcılara özgü bir eksik de değil, bu coğrafyada genel bir sorun. Genç bir arkadaşı usta-çırak ilişkisiyle yanına veriyorsunuz, o usta da kendi ustasından nasıl öğrendiyse öyle öğretiyor, kimi hiç öğretmiyor bile, "ben kendi başıma öğrendim, niye ona anlatayım" diyor. Oysa iyi bir geri bildirim şöyle olmalı: "Bak bunu böyle yaptın, sonucu bu oldu, o yüzden şunu değiştirmelisin" ya da "bunu böyle yaptın, sonucu çok iyi oldu, eline sağlık." İyiyi de söylemeyi öğretmek gerekiyor.
Mentörlük hiyerarşi değil
Mentör ilişkisi "ben senden kıdemliyim, ben söylerim sen yaparsın" gibi güçle ilgili bir şey olmamalı. Benden eski olman, bu şirketi benden daha iyi tanıdığını gösterir ama bu işi benden daha iyi yaptığını her seferinde göstermez. Bu ilişki karşılıklı fayda sağlayan sağlıklı bir denge olarak görülmeli: genç arkadaş iş yapmaya başlayıp sizin üstünüzden iş aldıkça, siz daha farklı işler yapmaya ya da başka birini geliştirmeye zaman buluyorsunuz.
Gitmeyen bir yazılımcının hikayesi
Bir yazılımcıya yurt dışından maaşının iki katını dolar olarak teklif etmişler, gitmemiş. Sebebini sorduğumda "burada bana en önemli işleri veriyorlar, kendimi ait hissediyorum, beni geliştiriyorlar, yaptığım iş koca koca yerlerde görünüyor, o yüzden gitmiyorum" demiş. Gelişimine yatırım yapıldığını, kendini değerli hissettiğini gören insan, iki kat maaş teklifini bile geri çevirebiliyor.
Reçete
Senior ekibinize önce mentörlük değil, geri bildirim vermeyi öğretin: "bak bunu böyle yaptın, sonucu bu oldu" formülünü hem iyi hem gelişim alanı için kullansınlar. Bir de kendi işinizde öğrenme ile performansı ayrı evreler olarak değil, sürekli dönen bir döngü olarak kurgulamayı deneyin.
Ekibinizde son geri bildirim ne zaman verildi ve o geri bildirim sadece hataya mı, yoksa iyi yapılan bir şeye de mi değindi?