"En yüksek maaş alan CEO bile yetmiyor bu para der." Doğru bir gözlem aslına bakarsanız. Para yetmemesi için zaten öyle kurgulanmış bir sistemin içindeyiz, insanoğlu ilerleyen bir hikayeye ihtiyaç duyuyor, sistem de senin sürekli harcamanı, biriktirmemeni istiyor. Ama bunu bir kenara koyalım, çünkü bugün konuşmak istediğim şey felsefe değil, çok somut bir konu: maaş pazarlığı.

En büyük hata, içeri girdikten sonra düzeltmeye çalışmak

Çömezlik döneminde herkes şu geyiğe kanıyor, "bir işe girelim, çalışır kendimizi gösteririz, sonra içeride maaşı yükseltiriz." Ben bunu ilk iki işimde denedim ve şunu öğrendim, hiç kimsenin maaşı içeri girdikten sonra adam gibi bir şekilde düzeltilmiyor. O yüzden kapıdan içeri girerken maaşın iyi olsun, sonradan düzeltmeyi bekleme.

Kendine değer biçmek

İşe girerken iyi pazarlık etmenin ilk adımı, kendine bir değer biçmek. Bunun için piyasayı bilmek gerekiyor, yaptığın işin ortalama ne kadar para ettiğini araştırmak gerekiyor. Ben kendime dolar cinsinden bir rakam biçmiştim, Turkcell'e girerken istediğim rakam üç bin, üç bin beş yüz dolardı. Ama şöyle söylerdim, "sizin bana sağlık sigortası, araba, telefon dışında sadece maaş vereceğinizi düşünürsek bana şu kadar vermenizi istiyorum." Çünkü hiçbir büyük şirket sadece maaş vermiyor, bir paket bu, buna benefit deniyor. Karşı taraf "bizim bir paketimiz var" dediğinde, "tamam, paketinizi duymak isterim" demek iki tarafa da pazarlık esnekliği yaratıyor.

Fazla para isteyince işe alınmıyorum korkusu

İş başvurusunda birinin çok para istediği için işe alınmadığını hiç görmedim. Eğer bir yönetici seni işe almak istiyorsa ve senin istediğin rakam bütçesinin üstündeyse, ne yapar biliyor musun? Gidip İK'yla, kendi yöneticisiyle konuşur, sana verebileceği en iyi paketi hazırlar ve gelir. Sen zaten karşındaki için değerlisin, bunu unutma.

Somut delil ile konuşmak

"Ben takım çalışmasına çok uygunum" gibi cümleler boş kalıyor, kimse yemez. Yetkinlik bazlı işe alımda şuna bakılır, olay neydi, sen nasıl davrandın, sonuç ne oldu. "Bir projede takımın içinde görevlerimi eksiksiz yerine getirdim, arkadaşlarımın yapamadığı yerlerde destek oldum, projeyi bir hafta erken bitirmemize sebep oldum" demek, "takım çalışmasına uygunum" demekten çok daha güçlü. Kendini böyle anlatmayı öğren.

İşveren tarafından bakmak

Şunu da anlamak lazım, işveren tarafında da bir matematik var. Sana on bin lira maaş verebilmesi için, o kişinin şirkete en az on dört bin lira kazandırıyor olması gerekiyor, çünkü senin toplam maliyetin sadece maaşın değil. Bu matematiği bilmek, karşındakini anlamana ve pazarlığı daha gerçekçi kurmana yardımcı oluyor.

Genç ve deneyimsizsen ne yapmalı

İşler az, iş isteyen çok olduğunda bu daha da zorlaşıyor, biliyorum. Burada yapman gereken, LinkedIn ve tanıdıklar üzerinden şirketlere ulaşmak, hangi şirketlerin ne kadar ödediğini araştırmak, işverenlerin neye değer verdiğini öğrenmek ve o özellikleri kendinde geliştirmek. CV yollayıp beklemek yeterli bir strateji değil, bunu aktif bir araştırmaya dönüştürmen gerekiyor.

Reçete

Bir sonraki iş görüşmesine gitmeden önce üç şey hazırla. Bir, yaptığın işin piyasa ortalamasını araştır, en az üç kaynaktan. İki, kendini anlatacağın iki üç somut hikayeyi olay-davranış-sonuç formatında yaz. Üç, sadece maaş değil, tüm paketi konuşmaya hazır ol, karşı taraf paket dediğinde şaşırma.

Sen şu anki maaşını nasıl belirledin, piyasa araştırması yaparak mı, yoksa kapıdan girerken utanıp az mı istedin?